Akciğer Kanseri Ve Akciğerin Çalışma Şekli


Akciğer Kanseri Ve Akciğerin Çalışma Şekli
Akciğer hastalıkları denildiği zaman, dünya da ilk akla gelen şey akciğer kanseridir. Akciğer kanseri, aslında bronşlardan çıkan dokulardan oluşan bir kanserdir. Fakat akciğerin içine doğru büyüdüğü için, bronş kanseri olarak da adlandırılabileceği gibi, akciğer kanseri olarak da adlandırılabilir. Bunların dışında, kronik opstrüktif akciğer hastalığı denilen, koa yani sigara içmeye bağlı olarak akciğerin bozulması veya interstisyel akciğer hastalıkları denilen, akciğerin iç dokusunda gelişen iltihaplar ile fibrozisde sertleşme ile birlikte ortaya çıkan yapısal bozulma veya akciğerin iltihabi durumları yani zatürre, pnömoni denilen durumlar akciğerde en sık karşılaşılan hastalıklardır.

Halk arasında pulmar emboli çok bilinen bir durumdur. Pulmar emboli, kalpten gelen kirli kanın, damarlar içerisinde bir pıhtı oluşturarak, akciğere gidişinin durmasıdır. Aslında bu girişin durmasından çok, onun yarattığı yan etkilerden ortaya çıkar klinik tablo. Bu tıkanma sonucu ortaya çıkan hormonların salınmasından kaynaklanan nefes darlığı, kalp ağrısı gibi ani ölümler söz konusu olabilir.

Akciğerin çalışması da şu şekildedir;

Akciğere vücudun kirli kanı gelir ve buradan temizlenmiş olarak yani oksijenlenmiş olarak kalbe gider. Kalpten de aort damarı vasıtası ile beyine, kollara, bacaklara, karındaki organlara yani bütün sisteme yayılır. Yani oksijenli kan demek, akciğerlerden gelen kan demektir. Sağ kalpten kalbin pompası ile birlikte çıkan kirli kan, akciğerin içine girer. Bu kirli kan iyice akciğerin içerisinde ilerleyerek, bronşların giderek bölündüğü, hava keseciklerinin olduğu bölgeye gelir. Burada bu kesenin içerisine, sadece ince bir kat hücre ile kaplı alveol denen bölgede kirli kanla havadan gelen oksijen temas haline geçer. Burada bir gaz değişimi olur. Karbondioksit kesenin içerisine girerken, oksijen, kan sisteminin içine geçer. Temizlenmiş kan, kalbin sol atriyum denen bölgesine döner. Sol sistem oksijenli kanın bulunduğu sistemdir. Buradan sol ventrikül denilen kalbin sol alt tarafına geçer. Buradan yapılan büyük pompa ile bütün vücuda bu oksijenli temiz kan yayılır. Eğer akciğer bu görevini yapamaz ise, bütün vücudun dokularına eksik miktarda oksijen gider ve bütün vücutta oksijen eksikliğine bağlı yorgunluk, düşkünlük ve nefes alamama, yürüyememe gibi problemler ortaya çıkar.


Leave a Reply

Your email address will not be published.


*